Tam Güneş
Doğrudan ve gün boyu tam güneş ışığı almalıdır.
Kandelabra Kaktüsü
Browningia candelaris, Cactaceae familyasına ait, Şili ve Peru'nun aşırı kurak çöl bölgelerine özgü çok sıra dışı görünümlü, ağaçsı bir kaktüs türüdür 1. Halk arasında şamdan görünümünden dolayı "Kandelabra Kaktüsü" olarak bilinir. Yaşlı bireylerinin alt gövdesinde hiç diken bulunmaması, buna karşın üst dallarının yoğun dikenli yapısı en belirgin özelliğidir.
Tür ilk olarak 1833 yılında Cereus candelaris adıyla tanımlanmıştır. Daha sonra botanikçi Britton ve Rose tarafından, İngiliz kaktüs koleksiyoncusu W.E. Browning'in onuruna adlandırılan Browningia cinsine aktarılmıştır 2.
Peru'nun güneyi ile Şili'nin kuzeyinde, özellikle Atacama Çölü'nün sınır bölgelerinde, deniz seviyesinden 1.000 ila 3.000 metre yükseklikteki aşırı kurak yamaçlarda yayılış gösterir 1. Bu bölgelerde yıllık yağış miktarı neredeyse sıfıra yakındır ve bitki su ihtiyacını büyük ölçüde okyanus sislerinden (camanchaca) karşılar.
Boyu 5-6 metreye kadar ulaşabilen kalın bir ana gövdeye sahiptir. Genç bitkiler tamamen uzun, kahverengimsi sarı dikenlerle kaplıyken, olgunlaşan kaktüsün alt gövdesi dikenlerini döker ve pürüzsüz, odunsu sarı-kahverengi bir kabuk oluşturur. Üst kısımlardan çıkan dallar ise adeta bir şamdan gibi yukarı doğru uzanır ve bolca diken barındırır. Beyaz-pembe tonlarındaki çiçekleri gece açar.
Ev veya sera ortamında yetiştirilmesi oldukça zordur. Büyüme hızı son derece yavaştır. Tam güneş, mükemmel bir hava sirkülasyonu ve neredeyse tamamen mineral bazlı, drenajı çok yüksek bir toprak karışımı talep eder.
En sık yapılan hata, aşırı sulama ve kış aylarında soğuk ile nemin birleşmesidir. Bu durum bitkinin kök sisteminin hızla çürümesine neden olur.
Doğrudan ve gün boyu tam güneş ışığı almalıdır.
Yazın iki haftada bir, kışın ise neredeyse hiç sulanmamalıdır.
Tamamen mineral bazlı, bol pomzalı kaktüs harcı.
Genç dalları çok keskin ve uzun dikenlerle kaplıdır, dikkatle taşınmalıdır.
Yavaş büyümesi ve hassas kök yapısı nedeniyle bakımı oldukça zordur.
Atacama Çölü'nün yüksek rakımlı, sis kuşağı alanlarında ve aşırı kurak and dağları eteklerinde doğal olarak yetişir.