Tam Güneş
Maksimum gelişme ve dikensi yapısını koruması için tam güneş ışığı almalıdır.
Coquimbo Copiapoası
Copiapoa coquimbana, Cactaceae (Kaktüsgiller) familyasına ait, Şili'nin kurak kıyı bölgelerine endemik, küme oluşturan çok yıllık bir kaktüs türüdür. Doğal ortamında sislerin nemiyle beslenen bu bitki, koleksiyoncular arasında dayanıklılığı ve estetik diken yapısıyla popülerdir.
Cactaceae familyasının Copiapoa cinsi içinde sınıflandırılan tür, ilk kez 1885 yılında Friedrich Philippi tarafından Echinocactus coquimbanus adıyla tanımlanmış, daha sonra Ritter tarafından Copiapoa cinsine aktarılmıştır 1. Epitet adı, türün yoğun olarak görüldüğü Coquimbo bölgesinden gelmektedir.
Şili'nin Atacama Çölü sınırındaki Coquimbo ve Atacama bölgelerinin kıyı şeridinde yayılış gösterir. Bu bölge, ekstrem kuraklığına rağmen okyanustan gelen ve "Camanchaca" adı verilen yoğun sabah sisleriyle karakterize edilir 2. Kuru, taşlı yamaçlarda ve kumlu topraklarda gelişim gösterir.
Gövdeleri küremsi ile silindirik arasında değişir ve zamanla tabandan yavrulayarak büyük, sık kümeler oluşturur. Gövde rengi mat yeşil veya mavi-yeşildir. Belirgin 10-17 kaburgaya sahiptir. Areolleri kalın keçe benzeri tüylerle kaplıdır. Dikenleri koyu kahverengi, siyah veya gridir. Yaz aylarında tepe noktasından çan şeklinde, parlak sarı çiçekler açar.
Ev koşullarında yetiştirilirken yüksek ışık ve mükemmel drenaj şarttır. Tam güneş alan veya güney cephe pencereler idealdir. Sulama, saksı toprağı tamamen kuruduktan sonra yapılmalı ve kış uykusu döneminde (kasım-mart) neredeyse tamamen kesilmelidir 1. Mineral yönünden zengin, organik madde oranı düşük kaktüs karışımları tercih edilmelidir.
En sık karşılaşılan hata aşırı sulamadır. Islak toprakta uzun süre kalması kök ve gövde çürümesine yol açar. Yetersiz ışık durumunda ise bitki formunu kaybederek yukarı doğru incelerek uzar (etiyolasyon).
Maksimum gelişme ve dikensi yapısını koruması için tam güneş ışığı almalıdır.
Yalnızca toprak tamamen taş gibi kuruduğunda derinlemesine sulayın; kışın kuru tutun.
Yüksek miktarda pomza, lav taşı ve kaba kum içeren, organik maddesi az mineral toprak.
Toksik değildir ancak sert ve keskin dikenleri nedeniyle yaralanmalara karşı dikkatli olunmalıdır.
Sulama dengesine dikkat edildiği ve bol ışık sağlandığı sürece orta zorlukta bir türdür.
Atacama Çölü'nün kıyı şeritlerinde, okyanustan gelen yoğun sabah sislerinin nem sağladığı taşlı ve kumlu yamaçlarda doğal olarak yetişir.