Tam Güneş
Yıl boyu doğrudan güneş ışığı alan, güney cephe pencereler veya açık teraslar idealdir.
Volkanik Yumru Kaktüs
Cumulopuntia ignescens, Cactaceae familyasına ait, yüksek And Dağları'na özgü çarpıcı bir sukulent çalı formlu kaktüstür. Yoğun, sıkı kümeler oluşturan bu tür, ekstrem alpin ve montan tropikal iklim koşullarına mükemmel uyum sağlamıştır 1.
Cins adı olan Cumulopuntia, Latince yığın anlamına gelen "cumulus" ile Opuntia cins isminin birleşiminden türetilmiştir. Tür epifeti olan ignescens ise, bitkinin yoğun, alev kırmızısı ve sarımsı dikenlerine atıfta bulunarak "ateşli" veya "yalan gibi parlayan" anlamına gelir 2. Sinomimleri arasında Opuntia ignescens de yer alır.
Bu tür; Peru, Bolivya ve Şili'nin yüksek kesimlerinde, özellikle 3000 ila 4500 metre arasındaki yüksek rakımlı kuru Altiplano bölgelerinde yayılış gösterir 1. Güneş radyasyonunun son derece yüksek, gece sıcaklıklarının ise sıfırın altına düştüğü taşlı, volkanik topraklarda yaşar.
Yarı çalı formunda büyüyen bu kaktüs, 20-30 cm yüksekliğinde ve bazen 1 metre genişliğinde sıkı tümsekler oluşturur. Segmentleri küremsi veya oval olup, üzeri yoğun, dik, sert ve altın sarısından kırmızımsı kahveye kadar değişen alev renkli dikenlerle kaplıdır. Yaz aylarında segmentlerin tepesinden parlak sarı, turuncu veya kırmızı çiçekler açar 2.
Kültür ortamında tam gün doğrudan güneş ışığı ve yoğun hava sirkülasyonu ister. Kış aylarında tamamen kuru kalmak şartıyla don derecelerine son derece dayanıklıdır. İlkbahar ve yaz aylarında toprak tamamen kurudukça sulanmalıdır.
Yetersiz güneş ışığı, bitkinin formunun bozulmasına (etiyolasyon) yol açar. Aşırı sulama ve drenajı zayıf topraklar ise kök çürümesine neden olan en yaygın hatalardır.
Yıl boyu doğrudan güneş ışığı alan, güney cephe pencereler veya açık teraslar idealdir.
Sadece büyüme döneminde, toprak tamamen kuruduğunda sulanmalıdır. Kışın hiç sulanmaz.
Mineral yönünden zengin, tınsız, bol pomza, perlit ve kaba kum içeren kaktüs karışımı.
Keskin ve batan dikenlere sahiptir. Evcil hayvanların ve çocukların erişemeyeceği yerlerde tutulmalıdır.
Doğru sulama rejimine uyulursa ve bol güneş sağlanırsa bakımı oldukça kolaydır.
And Dağları'nın 3000-4500 metre yükseklikteki kuru, rüzgarlı ve kayalık Altiplano düzlüklerinde, volkanik kökenli topraklarda doğal olarak yetişir.