Tam Güneş
Maksimum güneş ışığı; doğrudan sabah ve öğleden sonra güneşi idealdir.
Eriosyce malleolata, Cactaceae (Kaktüsgiller) familyasına ait, Şili'nin kurak ve dağlık bölgelerine özgü nadir bir sukulent çalımsı kaktüs türüdür. Sıra dışı koyu renkli gövdesi ve yoğun diken yapısı ile koleksiyoncular arasında oldukça popülerdir 1.
Eriosyce cinsi altında sınıflandırılan bu tür, geçmişte Neoporteria ve Pyrrhocactus cinsleri altında da tanımlanmıştır. Bilimsel adı olan "malleolata", Latince çekiç benzeri veya topuz şeklinde olan çıkıntı ve diken yapılarına atıfta bulunur 2.
Tür, Güney Amerika'nın güney batı kıyı şeridinde yer alan Atacama Çölü sınırları ile Şili'nin yüksek rakımlı taşlı yamaçlarında yayılış gösterir 1. Son derece kurak, neredeyse hiç yağış almayan fakat sabah sisleri (camanchaca) ile nemlenen dik kayalıklarda, mineralce zengin topraklarda yetişir.
Gövdesi küremsi ila kısa silindirik yapıdadır; mat yeşilden grimsi kahverengiye, bazen de morumsu tonlara kadar değişen bir renge sahiptir. Belirgin tüberküller (yumrular) üzerinde sert, hafifçe kıvrık ve koyu renkli dikenler taşır. Çiçekleri genellikle tepe noktasından açar; sarımsı, krem veya hafif pembemsi tonlarda huni biçimindedir 2.
Bu kaktüs, mükemmel drenajlı mineral substratlara ihtiyaç duyar. Doğrudan güneş ışığı alan, esintili ortamlarda sağlıklı gelişir. Kış aylarında tamamen kuru tutulduğunda hafif don olaylarına karşı dayanıklılık gösterebilir. Aşırı sulama kök çürümesine yol açar.
Organik madde miktarı yüksek, nem tutan ağır toprakların kullanımı ve kış dinlenme döneminde yapılan gereksiz sulamalar kök sisteminin hızla çürümesine neden olur.
Maksimum güneş ışığı; doğrudan sabah ve öğleden sonra güneşi idealdir.
Sadece toprak tamamen kuruduğunda sulanmalıdır. Kışın sulama tamamen durdurulur.
Aşırı geçirgen, kireçli ve pomza ağırlıklı mineral kaktüs karışımı.
Sert ve keskin dikenleri nedeniyle yaralanmalara yol açabilir; çocuklardan uzak tutulmalıdır. Zehirli değildir.
Doğru sulama rejimi sağlandığında bakımı orta derecede kolaydır, aşırı nemden kaçınılmalıdır.
Şili'nin aşırı kurak, taşlı tepelerinde ve dik yamaçlarında doğal olarak yetişir. Sabah sislerinden gelen atmosferik nemle hayatta kalmaya adapte olmuştur.